Madrid’in sıcak havası altında, Kitana Lure ve Vivien Bell birbirlerine ufak dokunuşlarla başlayıp ortamın nabzını yükseltiyorlardı. İki folloş kadının gözleri parlıyor, beklenmedik bir sikiş fırtınasının ilk kıvılcımlarını saçıyordu. Kitana’nın kırmızı dudakları, Vivien’in boynunda geziniyor; dişleriyle hafif ısırarak oyuna çağırıyordu onu. Gecenin karanlığında fısıldanan kirli sözler, heyecanı iyice harlıyordu.
Yavaş yavaş kıyafetler yere düştü, çıplak tenler birbirine sürtünmeye başladı. Kitana’nın ince parmakları Vivien’in üstsüz bedeninde kayıyor, bembeyaz amcığını nazikçe okşarken Vivien’in nefesi hızlandı; göğsü kalkıp iniyordu. Tam o anda başka iki adam da aralarına girdi; gerçek bir pislik partisinin tam ortasındaydılar artık. Erkeklerin kalın yaramazlıkları hemen ortaya çıktı; biri Vivein’in saksoyu ağzına aldı, dilini kemirirken diğeri Kitana’nın sıkı amcığına direk dayadı kendini.
Derin nefesler ve hırıltılı inlemeler eşliğinde dört vücut birbirine dolandı. Erkeklerin sert köklemeleriyle kadınların ıslaklığı birleşti; vajinalarının içinde yaraklar acımasızca kıvrıldı. Vivien baştan aşağı ter içindeydi, sesleri böyle yüksek çıkarmamaya çalışsa da amcığından geçen her kalın yaramazlık onu daha da vahşileştiriyordu. Kitana ise orada durmadı, elini yiyip bitirmek için adamların sırtına attı kendini, kalçasıyla gelen her dayamayı avuçladı.
Maske kalkmış gibiydi şimdi herkesin: Kirli arzular patlak vermişti ortalıkta. Bir adam sırf Vivien’in amcığını yalarken hırslıydı, diğeriyse kitana’nın içine girme denemeleri yapıyordu ama kadınlar karşı koymuyordu. Hız artıyor, ritim bozulmuyordu; göbekten aşağı sarkmış büyük yaraklar alttaki kadınların dibine sokuluyor ve onları resmen inletiyordu.
Sonunda varılan yer sadece orgazm değil, tam anlamıyla patlama olmuştu. Kadınların inlemeleri çığlıklara dönüşmüş, erkekler üstüne basa basa köklemişti. Yarakların derin derin çekilmesi ve amcıkların kavranması sonuna kadar sürdü bu işkenceyi; sonra herkes yorgunluğu omuzlarında hissederken tatmin olmuş bir şekilde dağıldı sırayla…